Romanlar

MİHR


(psikolojik aşk)


A

rada yaşam, hiç gidemeyeceğini bilerek hep gitmektir... Eylem Tok’tan günlerce etkisinde kalacağınız sarsıcı bir roman. Şiddet, kin, umut, umutsuzluk, aşk, arzu, tatminsizlik, çaresizlik ve yeniden umut...

Duyguların okuyucuya aracısız geçtiği "sahici bir dışavurum". Eylem Tok’un romanı Mihr edebiyatımıza yepyeni bir soluk getirecek, bıçak gibi keskin, yakıcı bir metin.

Yakın çevresindeki iki erkeğin örselediği bir "erken" kadının öyküsünü anlatan roman, "namus" üzerine kurgulanmış kusursuz bir öç planı aynı zamanda...

Mihr’de kadınlığın coğrafyasına, bedenin sınırlarına cesur bir yolculuğa çıkarıyor okurları Eylem Tok. Âdem ve Havvadan bu yana iki cinsi ayıran ve birleştiren aşkı da, arzuyu da daha önce hiç denenmemiş bir kurguda anlatıyor.

Mihr, cinsel istismarın travmalarını tüm şiddetiyle anlatan; kadın olmaya, erkek olmaya, iyiliğe, kötülüğe ve masumiyete dair sarsıcı bir roman! Yorgun düşmüş bir çocukluğun çığlığı, bir ağıt aslında... Aynı zamanda da bir iyileşme yolculuğu...

 

 

MİHR


(psikolojik aşk)


A

rada yaşam, hiç gidemeyeceğini bilerek hep gitmektir... Eylem Tok’tan günlerce etkisinde kalacağınız sarsıcı bir roman. Şiddet, kin, umut, umutsuzluk, aşk, arzu, tatminsizlik, çaresizlik ve yeniden umut...

Duyguların okuyucuya aracısız geçtiği "sahici bir dışavurum". Eylem Tok’un romanı Mihr edebiyatımıza yepyeni bir soluk getirecek, bıçak gibi keskin, yakıcı bir metin.

Yakın çevresindeki iki erkeğin örselediği bir "erken" kadının öyküsünü anlatan roman, "namus" üzerine kurgulanmış kusursuz bir öç planı aynı zamanda...

Mihr’de kadınlığın coğrafyasına, bedenin sınırlarına cesur bir yolculuğa çıkarıyor okurları Eylem Tok. Âdem ve Havvadan bu yana iki cinsi ayıran ve birleştiren aşkı da, arzuyu da daha önce hiç denenmemiş bir kurguda anlatıyor.

Mihr, cinsel istismarın travmalarını tüm şiddetiyle anlatan; kadın olmaya, erkek olmaya, iyiliğe, kötülüğe ve masumiyete dair sarsıcı bir roman! Yorgun düşmüş bir çocukluğun çığlığı, bir ağıt aslında... Aynı zamanda da bir iyileşme yolculuğu...

 

 

ALLAH'IN PİYONLARI


(toplumsal gerçekçi)


"Işığım yok benim ve pencerem, duvarlarımı yıktım, özgür bir ölüye dönmeden"


B

ir piyon devleti uğruna neleri feda eder? Peki ya bir gazeteci, özel haber için neleri göze alır?
Eylem Tok, toplumsal gerçekçi yeni romanıyla karşımızda. İnsanın hissettiği acıları okura aracısız aktarmadaki ustalığıyla tanınan Tok bu kez kalemiyle, unutulmuş semtlerin üstü çizilmiş gençlerini konuşturuyor. Hırpalanmış, hor görülmüş, kökünden koparılmış insanların “yırtmak” için neler yapabileceğini gözler önüne seriyor.
Gündemin sürekli değiştiği ve dudak uçuklatan türden haberleri dahi kanıksar hale gelen Türkiye, yine benzeri ancak filmlerde gerçekleşebilecek bir kurguyla koltuklarına kilitlenecek.
Yoksunluğun ve değersizliğin kol gezdiği İstanbul’un “en tehlikeli” mahallesi... Suç, şiddet ve uyuşturucu girdabının ortasında çocukluk arkadaşı üç bitirim delikanlı... Peşpeşe işlenen ve devletin parmağı olduğundan şüphelenilen 9 seri cinayet... Akıllara durgunluk veren bir olay örgüsü... Ve çaresizlik örgüsünün ölüm sessizliğiyle atılan ilmekleri: Gizli servisin maşa tetikçileri, ideolojik piyonlar, inancını kaybeden dindarlar, sansasyon peşinde koşan gazeteciler, ezildikçe erkekleşen erkekler...
Babadağlı Yusuf, Deli Hamza ve Taykurt... Vücutlarını birbirine siper edebilecek kadar harbi bu üç canciğer makûs yazgılarını değiştirmek istediler! Ama bilmiyorlardı ki kader cilvelidir. Bazen ağlarını öyle örer ki, birbiri için ölebilecek insanlar birbirlerini öldürebilirler. Herkes kendini sorgulayacak ve doğruyu bulma uğraşına girecek, lakin doğru tektir, o da gerçektir!
Kendinizle yüzleşme zamanı!